Zuzu Seyahatta
Minik kedimiz Zuzu ilk defa uzun yola çıktı. Tabi onun gibi yaramaz, ele avuca sığmaz bir kedinin nasıl uzun bir seyahate dayandığını tahmin edebilirsiniz. Ama çokta korktuğumuz gibi olmadı. Kafesinin içinde miyavlaya miyavlaya yolculuk sırasında arasıra huysuzluk yapmış. Yapmış diyorum çünkü gideceği yerde ben onu karşıladım. Eşimle birlikte yolculuk yaptılar. Devamı için tıklayınız…
Zuzu’nun Yuvasına Dönüşü
Minik Zuzumuzdan daha önce size bahsetmiştim. Evimizin maskotu Zuzu’yu bir süreliğine veteriner Kardeşimiz Özgür Koç’a emanet etmek zorunda kalmıştık. Sebebi de annnemizin ameliyatından dolayı bırakacak yer bulamamış olmamızdı. Önce kedi sever bir arkadaşımız onu aldı ve bir kaç günlüğüne bakımını üstlendi ama, bizimle olan ilişkisinin kesilmesinden dolayı onu yarı yolda bıraktı ve geri teslim etti. ( Unutmadan bu arkadaşımız tam bir kedi dostu ve evinde 3-4 kedisi olan bir insan. Ama iş karşılıklı menfaatlere gelince kedi severlikte bir tarafa kaldı)
Neyse konuyu uzatmadan bizim minik dostumuzun veterinerde kalışından sonra eve yeniden adım atışındaki sonsuz sevinci ve şımarıklığı görmeliydiniz. Devamı için tıklayınız…
Evimizin Yeni Üyesi.. Zuzu
S
ize Minik “Zuzu”muzdan bahsedeceğim. O 2 aylık minik bir bebek. Bize geliş hikayesine gelince.
Bir sabah bahçe kapısını açınca içeriye girdi ve giriş o giriş. O gün bugündür bizimle ve bir ömür bizimle olacak. Meğer bir arabanın altında ezilmek üzereyken yan dairemizdeki üniversiteli gençler onu kurtarmış ve bahçeye koymuş. Sabah kapı açılınca da yeni ailesini yani bizi buldu. O bir hediye bize. O uğurumuz bizim.
Çok tatlı, yaramaz bir afacan. O kadar sıcakkanlı bir kedi hayatımda fazla görmedim. Omzumda, ya da kafamda uyuyor geceleri. Devamı için tıklayınız…
Çocuğunuz ve Minik Dostlar
Evde evcil hayvan beslemek hem sizin, hem çocuğunuz için öğretici ve geliştirici bir durumdur. İnsan sevgisini, sorumluluk almayı, paylaşmayı, sevinci hayvanlar sayesinde öğrenebilmek mümkündür.
Çocuklar oyuncak hayvanlarıyla olduğu gibi; evcil hayvanlarla konuşur, sırlarını paylaşırlar. Sorumluluk nedir onu öğrenirler. Canlılara ve doğaya saygı bilinci, edinirler. Fiziksel aktiviteleri oluşur. Sosyal ve paylaşımcı olurlar. Sadakat nedir bu minik dostların sayesinde bunları da öğrenirler. Devamı için tıklayınız…
Adı Fındık…
Adı “FINDIK” … Tatlı mı tatlı, tam sevgi delisi bir kedi. Fındık dişi bir kedi. Bir dostumun, komşusunun kedisi ama, o hemen hemen zamanının çoğunu kendi evi yerine arkadaşımda geçiriyor. Onunla ilk tanışmamızda önce bir ürktü, geri durdu. Aradan beş dakika geçmeden çıktı, kucağıma oturdu. Önce masaja başladı, arkasından boynuma doğru çıkıp, omzuma yattı. Nasıl tepkisiz kalabilir ki insan? Terk derdi, tek isteği, sevgi ve karın doyurmak olan bu minik dosta karşı. Arkadaşıma her gidişimde eğer dışarda ise, hemen cama yaklaşır, onu içeri alırım, önce uzun uzun bakışırız, sonra gelir kucağıma oturur ve adeta “sev beni” der. Devamı için tıklayınız…

